AHİLİK

  • 26.10.2015

Huzurlu bir toplum, ahlaklı bireylerle oluşur

Bugünün iş adamları, iş hayatında nasıl davranacaklarına ilişkin güçlü bir geleneğe, sağlam köklere, hâlâ toplumsal hafızada yer tutan kurumsal bir derinliğe sahiptir.

Anadolu’nun kapıları Müslüman Türkmen kabilelerine açıldıktan hemen sonra, 13 ve 14. yüzyıllarda Anadolu’nun her bir köyünde, kasabasında, şehrinde neşvü nema bulan Ahilik kurumu, basit bir esnaf teşkilatının ötesinde çok boyutlu, çok katmanlı bir yaşam felsefesi ve toplumsal örgütlenme biçimi hâlinde kök salmıştır. Bir meslek teşkilatı olarak mesleğe giriş yapan çırakların eğitilmesinden, savaş zamanında ordunun her türlü ihtiyacının karşılanmasına, istikrarsızlık durumlarında asayişin teminine kadar toplumsal hayatın her cephesinde yeri doldurulamaz görevler ifa etmiştir.

Tüm bu görevleri yerine getirirken ve bilhassa da bu görevleri yerine getirebilmek için öncelikle ahlak üzerinde durmuş, bütün sistemi ahlaklı bireyler olmak ve yetiştirmek üzerine kurmuştur. “Eline, beline, diline sahip ol” felsefesi doğrultusunda, yapılan işlere hile karıştırılmasına, insanların aldatılmasına karşı otokontrol sistemi geliştirmiştir. “Pabucunu dama atmak” deyimi de bu dönemden kalan ve Ahilik ahlakından kaynaklanan bir deyimdir. Yaptığı pabucu günün standartlarına göre üretmeyen, sürekli işine hile karıştıran ve insanları aldatan esnafın yaptığı pabuç, teşkilatın ileri gelenleri tarafından ustanın damına atılır. Böylece işine hile karıştıran usta, deşifre edilmiş olur ve artık piyasada itibarı kalmaz.

Unutulmakta olan bu değerin hatırlatılması için bu sayımızın dosya konusu olarak Ahiliği ele aldık. Prof. Dr. Mehmet Karagül, “Ahilik Düşüncesinde İktisadi Hayat” başlıklı makalesinde Ahilik düşüncesinin İslam inancından kaynaklandığını ortaya koyarak bu felsefeyle şekillenen bir iktisadi hayatın, İslami bir toplumun oluşmasını sağladığını belirtiyor. Yrd. Doç. Dr. Nurettin Öztürk ise “Ahilik ve İş Ahlakı” başlıklı makalesinde toplumsal uyum, ahenk ve barışın sağlanmasında Ahilik ahlakının önemine değiniyor. Doç. Dr. Gürsoy Akça ile  Yrd. Doç. Dr. Anzavur Demirpolat’ın ortaklaşa kaleme aldıkları “Ahilik ve Türk Sosyal Hayatına Katkıları” başlıklı makalede ise Ahiliğin sosyal ha-yatı şekillendirmesi üzerinde duruluyor. Bu sayımızın röportaj konuğu ise Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Sekreteri ve Marmara Üniversitesi öğretim üyesi olan Fahri Solak. Ahilik teşkilatının köylere, kasabalara kadar yayılmasının altındaki sebebin bireysel ahlakı merkeze alan bir felsefeye sahip olduğunu belirterek, bugünün iş dünyasının Ahilik tecrübesinden çıkarabileceği derslere ilişkin önemli tespitlerde bulunuyor.

Geçen dört aylık dönemde gerçekleştirilen İGİAD’ın faaliyetlerine ilişkin haberleri iç sayfalarımızda bulabilirsiniz. Bunlar içerisinde özellikle Bursa’da düzenlenen ve geniş bir katılımcı profiline sahip olan “İş Ahlakının Geliştirilmesinde İş Dünyası, Üniversiteler ve Sivil Toplumun Rolü” başlıklı panel, iş dünyası ile üniversiteler ve STK’lar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmuştur.

Barışın, huzurun, kardeşliğin, ancak ahlaklı ve duyarlı bireylerle oluşabileceğinin bilinciyle faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz.

AYHAN KARAHAN

İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı