MELEK YATIRIMCILIK

  • 24.02.2015
Afrika vizyonu

Geçen yılın son dönemine ilişkin faaliyetlerimizin yer aldığı 2015 yılının bu ilk sayısıyla birlikte yeni bir yıla da merhaba demiş oluyoruz. Bizim için verimli ziyaretlerin, samimi tanışıklıkların, ufuk açıcı programların, yoğun faaliyetlerin olduğu bereketli bir yıldı 2014. Başında bulunduğumuz yılın da en az 2014 yılı kadar dolu dolu geçeceğine inanıyorum.

Geride bıraktığımız yılın son dönemine ait faaliyetlerimizden ilk akla geleni belki de Sudan ziyaretimizdi. Sudan’ı özellikle önemsiyorum. Kara kıta Afrika’nın kara bahtını temsil eden ülkelerden biridir Sudan. Yakın zamanlara kadar her türlü saldırıya maruz kalmış, iç savaşa zorlanmış ve nihayetinde güneyini kaybetmiş bir ülke. İngiliz işgaline kadar Osmanlı toprağı olan, dost ve sevecen insanların yaşadığı bir diyar.

Türkiye’nin inisiyatif alan dış politikasının önemli sacayaklarından biri de Afrika’dır. Afrika vizyonu ise Sudan ve Somali’nin de içinde yer aldığı Doğu Afrika boyutuyla gerçeklik kazanıyor. Hiçbir vizyonun ekonomi ve ticaret ayağı olmadan yürümeyeceğinin de bilincindeyiz. Bu minvalde Sudan ziyaretimiz, yeni yatırım imkânlarının kapısını aralayarak girişimcilerin önüne yeni fırsatlar çıkarmıştır.

Konya’da düzenlenen iş ahlakı paneli, ’ahlaklı bir ekonomi’ idealimize hizmet eden önemli bir faaliyet oldu. İGİAD ile birlikte Karatay Üniversitesi ve Konya Ticaret Odası’nın ortaklaşa düzenledikleri panelde iş ahlakının çeşitli boyutları ve görünümleri üzerine sunumlar yapıldı. Panelin İş Ahlakının Geliştirilmesinde İş Dünyası, Üniversiteler ve Sivil Toplumun Rolü başlığından da anlaşılabileceği gibi bu önemli meselede kayda değer adımların atılması, ancak iş dünyası ile birlikte üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının da işin için dâhil edilmesiyle mümkündür.

Trabzon ve Kapadokya ziyaretlerimizin yanında Büyük Mecidiye Camii’nde gerçekleştirilen bayramlaşmamızın haberini ve diğer haberlerimizi iç sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Bu sayının dosya konusu ’melek yatırımcılık’ oldu. Türkiye’de henüz yeterince tanınmayan, bilinmeyen ve yaygınlaşmayan bir girişimcilik türünü ele aldık. Akademisyenlerimize ait iki makale, bir tercüme ve bir de röportajla konuyu okurlarımızın gündemine sunmuş olduk. ’Melek yatırımcılık’ elbette daha ayrıntılı bir incelemeyi hak ediyor ancak bültenimizin formatı dolayısıyla genel bir bakışla yetindik. Ancak bu kadarı bile konuyla ilgilenenlere önemli bir rehberlik vazifesi görecektir.